Popüler Yayınlar

23 Mayıs 2011 Pazartesi

*** HARRAN/ŞANLIURFA ***

HARRAN EVLERİ..
Harran’ın en ilgi çeken ve külah biçimindeki, kemik kubbeli evleridir. Harran denilince, hemen bu evler akla gelir. Biri kalenin içinde, biri yerleşmede olmak üzere, iki Harran evi restore edilerek kullanışa açılmış olup, günübirlik tesis olarak kullanılmaktadır. 

HARRAN KÜLTÜR EVİ..
Ali Kızıl yaklaşık 12 yıldır medeniyetler beşiği Harran’da 10 çocuğuyla birlikte Harran Kültür Evinin İşletmeciliğini yapmaktadır. Harran Kültür Evi ören yerinin tam ortasında keyifli bir mekan, 200-300 yıllık tarihi geçmişi vardır. 19 odadan oluşuyor...


İlginç bir doku oluşturan ve yerleşmenin güney kesiminde yoğunlaşan bu evler, ören yerinden toplanan tuğlalarla eski kentin kalıntısı üzerine, son 150-200 yıllık dönemde inşa edilmişlerdir... 


Harran evlerinde kare bir alan üzerini örten külah biçiminde bir kubbe var. Yan yana gelen tek kubbeler, iç kısmında kemerlerle birbirine bağlanır ve içeride geniş bir oturma mekanı oluşur. Bölgenin iklimine uyumlu olan bu evler; yazın serin, kışın ise sıcak olur... 


Diğer yörelerdeki kerpiç kubbeli evlerin aksine, Harran evlerinin kubbeleri tuğladan yapılmıştır. Bunun iki nedeni vardır. Birincisi: çevrede ağaç bulunmaması, ikincisi ise, harabelerdeki bol miktarda bulunan tuğla malzemedir...  










Tescilli evlerin çoğu boş olup, yalnız birkaçında hala ikamet edenler bulunmaktadır...


Harran’ın bu evlerinde tavukların, daha çok yumurtladığı, at gibi bazı hayvanların daha uysal olduğu, kuru soğanların daha çabuk filizlendiği, yiyeceklerin bozulmadığı söyleniyor...


1979 yılında, arkeolojik ve kentsel SİT alanı olarak tescil edilen ve kubbe evleri korumaya alınan Harran’da, ören yerinden malzeme toplanması, her çeşit inşaat yapılması, kanal açılması yasaklanmıştır. O tarihte, 960 adet kubbe sayılan yerleşmede, bu sayı dondurulmuştur... 


Harran’a ilk vardığınızda: mutlaka sizi karşılayanlar olacaktır. Bu yörenin birkaç dil de bilen çocuk ve gençleri; sizlere Harran’ı tanıtmaya hazırlar, küçük bir ücret karşılığı onların bu hizmetinden yararlanabilirsiniz...
 


ŞEYH HAYAT EL-HARRANİ TÜRBESİ VE CAMİİ
Hayat el-Harrani XII. Yüzyılda yaşamış İslam alimlerindendir. Türbesinin yer aldığı camii onun sağlığında inşa edilmiştir. Hayat el-Harrani 1185 tarihinde vefat etmiş ve 1195 tarihinde türbesi camiinin kuzeyine bitişik olarak inşa edilmiştir. 



XVII. yüzyılda Harran’a gelen Evliya Çelebi de bu türbeden söz etmiştir:
"Şeyh Yahya Ziyaret Yeri, Harran dibindedir. Kutupluğa ayak basmış ulu sultandır. Harran Kalesi’nin yanında çöl tarafında büyük bir kubbe içinde metfundur. Çöl Arapları bu sultana son derece bağlıdırlar hatta Araplar arasında mühim bir mesele için yemin ettirmek icap etse de Basra, Lahsa, Umman, Cezayir, Kurna’dan gelip bu sultanın üzerine Yahya Hayati’nin başı için deyip duvara el sürse Allah’a yemin etmiş gibi sayılır"


Camii ve türbe günümüzdede özellikle arab kökenli insanlarımızdan çok sayıda ziyaretçi çekmektedir...








HARRAN ULU CAMİİ
Harran höyüğünün kuzey doğu eteğinde yer alan II. Mervan tarafından 744-750 yılları arasında yaptırılmıştır. Bazı kaynaklarda “Cami el-Firdevs” (Cennet Camii) veya “Cuma Camii” olarak da geçen Harran Ulu Camii, Anadolu’nun en eski, en büyük ve en zengin taş süslemeli camii olma özelliğine sahiptir.
Caminin kitabeli doğu duvarı, kıble duvarı, mihrabı, cami iç mekanına açılan orta kemeri ve minaresi günümüzde ayaktadır. İslam taş süsleme sanatının şaheserlerinden olan sütun başlıkları ve kemer taşları camiinin kalıntıları arasında yer almaktadır...



Harran kenti, kendi adıyla anılan büyük bir ovanın merkezinde kurulmuştur.
Tevrat'ta Harran olarak geçen yerin burası olduğu söylenir. İslam tarihçileri bu tarihi kentin kuruluşunu Nuh Peygamber’in torunlarından Kaynan’a veya İbrahim Peygamber’in kardeşi Aran’a (Haran)bağlarlar. Bazı tarihçiler, İbrahim Peygamber’in Filistin’e gitmeden önce Harran’da oturduğunu , bu nedenle Harran’a “İbrahim’in Şehri” denildiğini yazmaktadır.

Harran, 639 yılında Halife Ömer zamanında İslam topraklarına katılmıştır.
İlk çağ’dan beri varlığı bilinen ünlü “Harran Okulunda Üniversite” VIII. ve IX. Yüzyıllarda Sabii , Hıristiyan ve Müslüman alimler serbestçe ve rahat bir ortamda çalışıyorlar ve ilk çağ Yunan aydınlarının çoğu Anadolu‘da bulunan eski yazmalarını Süryanice ve Arapça çeviriyorlardı.

Emevi hükümdarı II. Mervan (744-750) Harran’ı devletin başkenti yapmış ve bu devlet 750 yılında Abbasilere yenilerek yıkılmıştır.
Fatımiler , Zenginler, Eyyübiler ve Selçuklular gibi İslam devletlerinin hakimiyetine giren Harran 1260 yıllarında Moğollar tarafından işgal edildi.1271 yılında kenti ellerinde tutamayacaklarını anlayan Moğollar Harran’ı yakıp yıkarak tahrip ettiler...



İÇ KALE
Kentin güney doğusunda yer alan iç kale, şehir surlarının o bölgedeki devamını oluşturur. Çeşitli dönemlerde hükümdarlık sarayı olarak kullanılan üç katlı kale, günümüzde yer yer yıkılmış durumdadır. 1059 yılın da İslam devletlerinden Fatımiler tarafından yenilen İçkale'nin inşa tarihi bilinmektedir...













Tarihin derinliklerinde bir yolculuk için hazırsanız, buyurun Harran, tam istediğiniz gibi bir yer..
Harran, Şanlıurfa-Suriye sınırındaki Akçakale yolu üzerindedir. Şanlıurfa ile Harran arası uzaklık: 44 km'dir. Şanlıurfa il merkezinden, Harran’a, düzenli olarak, saat başı minübüs seferleri yapılmaktadır...

17 yorum:

mndlna dedi ki...

Yıllar önce gördüğüm hatta yaşadığım yer Harran. Yazıyı okuyunca baya bir eskilere gittim :) Ama güzel şeyler yapılmış gibi gözüküyor. Teşekkür ederim :D

karagözlü surey* handmade art dolls dedi ki...

Bu şehire dair herşeyi incelikle anlatmışsınız...Evler çok ilginç;mimarisindeki gizem şaşırtıcı,aynı özellikler Mısır piramitlerinde de gizli.(atların uysal vs re....)Bu konu çok ilgimiçekti.Kuppeli- ya da piramit çatı mı buna etken.Keşke daha çok veri verebilseydiniz bu konuda.Muhteşem kareler yakalamışsınız.Tek kelime ile ifade etmem gerekirse...Nefiss :)

derya dedi ki...

Her postu merakla bekler oldum :) Ülkemizde çok yer var, okudukça gördükçe hayranlığım ve merakım daha da artıyor ve tabi görmek istediğim yerler listem de. Teşekkürler.

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

ben de 9 sene kadar önce gitmiştim
epey gezip dolaşmıştık
ve kayıtlara düşmek için de burada yazmıştım :)

http://yigitkartal.blogspot.com/2010/09/urfa-urfa-olal.html

sizin yazınız gibi bilgiler yok elbette ama geçirdiğim en güzel seyahatti

görseller de bilgiler de çok güzel
teşekkürler...

Sıradan bir balık dedi ki...

Gitmediğim, görmediğim ne çok, ne harika yerler varmış!
En üstte ki amca siz değilsiniz di mi?:)

Gezi/yorum... dedi ki...

@mndlna; Harranın öncesini bilmiyorum ama son durum gayet güzel turistik geldi bana, beğenin için teşekkürler
@karagözlü surey; Beğenin için teşekkürler, araştırmalarımda bu evlerin mısır ile ilişkisine dair bir duyuma rastlamadım eğer sen rastlarsan paylaşırsın benimle..
@derya; Teşekkür ederim ilgin ve beğenin için darısı basına :)
@Aynur(küçük hala); teşekkürler resimlerinizi inceledim yorum yaptım :)
@Sıradan bir balık; gezilecek ne çok yer var fırsat buldukça gezmek lazım, urfa balıklı göldeki balıkları yayınlayacam yakında :)
Resimdeki amca o evin sahibi çok misafirperver bir insan :)

Sıradan bir balık dedi ki...

Balıkca, balık arkadaşlarımı bekliyor olacağım:)

Özgür Ceren Can dedi ki...

mor puşiler bir aşiretin simgesi herhalde hem erkekler hem kadınlar takmış çok enteresan... coğrafi doku da çok masalsı...harika!

karagözlü surey* handmade art dolls dedi ki...

demek istediğim; mısır piramitlerinde de yiyecekler bozulmuyor(muş)mimariden dolayı,içeride farklı bir sirkülasyon(akım) oluşuyor(muş) bu da canlı organizmanın ömrünü uzatıyor ve ya sizin resimlediğiniz evlerde olduğu gibi...tavukların fazla yumurta vermesi ya da filizlenmenin daha erken olması gibi.Yanii;piramitlerdeki bu olay benim çok ilgimi çekmişti,benzer bir konu olduğu için!!!!İLİŞKİ; SADECE MİMARİ YAPININ BENZER ÖZELLİKLER TAŞIMASI.... :))

didem dedi ki...

Herbir postun ayri guzel ve ilginc. Harran'in evlerinin ici de disi da cok enteresan hem o kadar eski hem o kadar saglam. Evlerinin ic dekorasyonuna bayildim. Distan ne kadar sade icten ne kadar renkli...

otuzundansonra dedi ki...

Harran '2004 de bir tur şirketi vasıtası ile 1-2 saat kalmak koşulu il e gitmiştim.7 yılda görüyorum ki
pek bir şey değişmemiş.sanki hala aynı amca ve aynı çocuklar...
Biz pek gezememiştik ama siz bütün ayrıntıları ne güzelde yakalamışsınız.
Ne güzel bir memeleket bizim memleketimiz.
elinize kolunuza sağlık.

Gezi/yorum... dedi ki...

@özgür ceren can; bu senenin modası mor puşiymiş. bende sevdim o rengi :)
@karagözlü surey; şimdi tam olarak ne demek istediğini anladım haklısın dediğin konuda mısır piramitleri ile benzerliği var..
@Didem; teşekkür ederim beğenin için evlerin için gerçekten çok ferahtı..
@otuzundan sonra; bu tür yerlerde değişiklik olursa o zaman o yerler bozuluyor demektir. arkadas sokaklarda gezerken buraya niye asfast dökmüyorlar dedi bende dökerlerse orjinalliği bozulur demiştim :)

GÖNÜLÜNİVERSİTESİ dedi ki...

elinize sağlık çok tşk herşey harika çok güzel bir soluk almış aldık

Gezi/yorum... dedi ki...

@Gönülüniversitesi; Teşekkür ederim beğenin için, aldığım hayat soluğunu paylaştım sizlerle...

nani dedi ki...

Sayenizde gitmiş görmüş kadar oldum Harran'ı. Memleketimizin her yeri güzel ve ilginç. Ne mutlu ki böylesi bir ülkenin evlatlarıyız.Ulusal Özgünlüklerle dolu..
Teşekkürler, emeğinize sağlık.

Gezi/yorum... dedi ki...

@Nani; Böyle bir memlekette yaşadığımız için gerçekten çok şanslıyız.. beğenin için teşekkürler..

Adsız dedi ki...

Çok etkileyici. Doğunun gizemini çözmek zor kısa ama güzel karaler emeğiniz için teşekkürler Renk uyumu, evlerin mimari yapısı her şeye rağmen insanların gülümseyen gözleri ve renklerin göz alıcı olmaları hayatlarına da yansımış. Orda olmak bir nefeste ben almak isterdim teşekkürler